Plan Dışı Libya: Trablus’ta İlk Günler, İlk Şaşkınlıklar
İstanbul’dan plan dışı Libya’ya uzanan yolculuk… Trablus’ta güvenlik kontrolleri, nakit para gerçeği, sim kart ve ulaşım, şehir merkezinin atmosferi ve eski şehirdeki tarihî duraklar.

İstanbul Havalimanı’ndan çıkarken akılda bambaşka bir rota vardı. Hava soğuyunca “bir süre dinlendim ama artık sıkıldım” hissi baskın geldi. Tam yeniden yola koyulacakken, beklenmedik bir teklif geldi: “15 günlük bir iş için Libya’ya gidiyorum, istersen sen de gel.” Böylece plan değişti; hedef Libya oldu.
Trablus’a varış: merak, belirsizlik ve “kontrol” hissi
Libya’ya dair net bir fikir olmadan yola çıkınca, ilk karşılaşma da tahmin edildiği gibi “belirsizlik” oldu. Havalimanından şehre gelene kadar defalarca çevrilmek, şehirde asker ve polis varlığının çok görünür olması, daha ilk dakikalarda “burada işler yeni yeni stabil olmaya başlamış” duygusunu güçlendiriyor.
Ülkeye turist girişinin sınırlı olması da bu hissi destekliyor. İlk izlenim şu: Eğer “turistik gezi” beklentisiyle geliyorsanız, kısa sürede “kapalı ülke” algısı oluşuyor. Şehirde gündelik hayat var ama düzen, akış ve güvenlik atmosferi sürekli kendini hatırlatıyor.

Giriş damgası var, vize etiketi yok: pratikte ne oluyor?
Girişte pasaporta basılan damga “bu tarihte Libya’ya girmiştir” niteliğinde. Turizm ya da çalışma vizesi gibi net bir ibare görünmüyor. Bu durum tek başına bir şey kanıtlamasa da, girişin “standart turistik prosedür” gibi ilerlemediği hissini veriyor. Bu tip ülkelerde asıl belirleyici olan, çoğu zaman sizi davet eden yapı/bağlantı ve sahadaki izin mekanizması oluyor.
“Nakit ülke” gerçeği: ATM yok, kredi kartı yok gibi
Trablus’ta en çarpıcı pratik detaylardan biri finans tarafında: ATM ve kredi kartı kullanımı neredeyse yok denecek kadar sınırlı. Bankacılık sistemi kendi içinde çalışıyor ama dışarıdan gelen biri için sonuç net: yanınıza dolar veya euro almadan gelmek ciddi risk.
Kur tarafı da ilginç: internette görünen oranla sokaktaki gerçek oran arasında fark var. “Resmî kur” başka, “piyasadaki kur” başka. Bu da şehirde fiilen bir “karaborsa” döngüsü olduğuna işaret ediyor. Parayı bozdururken, fiyatın anlık pazarlıkla şekillenmesi çok olağan.
İnternet ve hat: 5 dolarlık çözüm
İletişim konusu da hızlı çözülüyor. Yerelde öne çıkan iki operatörden birinden hat alınıp kısa süreli paket yapılabiliyor. Kısacası, doğru noktayı bulursanız internet erişimi beklenenden daha kolay.
Ulaşım: taksi yerine uygulama
Şehir içi ulaşımda klasik taksi yerine bir uygulamayla araç çağırmak daha pratik. Kısa mesafelerde uygun fiyatla hareket edilebiliyor. Bu detay önemli çünkü “kapalı ülke” hissine rağmen şehirde günlük hayatın dijital küçük çözümlerle aktığını gösteriyor.
İlk şehir yürüyüşü: meydanlar, kapalı dükkânlar, bitmeyen çalışmalar
Şehrin merkezine yaklaşırken iki şey göze çarpıyor:
Birçok dükkânın kapalı olması (merkeze yakın olmasına rağmen)
Her yerde yarım kalmış/uzayan bir “çalışma-var-ama-ilerlemiyor” görüntüsü
Bunun nedeni net açıklanmıyor; çatışma geçmişi, güvenlik hassasiyeti ve ekonomik dalgalanma gibi faktörler aynı anda etkili olabilir. Yürürken, bir yandan da trafik kaosu dikkat çekiyor: araçlar genelde yıpranmış, kornalar bol, yaya önceliği düşük.
Eski şehir dokusu: bir anda “otantik” Libya
Merkezden eski şehre geçince hava değişiyor. Sokak araları, küçük dükkânlar, bahçe içleri, kuyumcular, hediyelik eşyalar… Burası Trablus’un “daha tanıdık” yüzü gibi. Fiyatların turist gördükçe değişebileceği hissi de burada belirginleşiyor: elinizde kamera varsa, etiketler daha hızlı yükseliyor.

Tarihin içinden yürümek: Osmanlı izleri ve şehir hafızası
Gezide anlatılan tarih parçaları, Trablus’un katmanlı geçmişini hatırlatıyor:
Osmanlı döneminden kalma yapılar ve meydanlar
Turgut Reis anlatısı üzerinden Trablus’un Osmanlı’ya katılışı
Hamam, kapı ve eski yapıların İstanbul’u çağrıştıran dokusu
Eski bir banka binasının bugün kültür evi gibi farklı işlevlerle yaşaması
Bu bölümde önemli olan şu: Trablus, “her şey dağınık” hissi verse de tarihî omurgası güçlü bir şehir. Bazı yerlere bakım/tadilat nedeniyle girilemiyor; saat, gün ve görevli inisiyatifi gibi pratikler planı sık sık bozabiliyor.
Kilise deneyimi: kontrol, pasaport sorusu ve küçük bir cemaat
Şehir merkezinde bir kiliseye giriş denemesi ayrı bir deneyim. Kapıda pasaport kontrolü, “yerliler giremez” yaklaşımı ve içerideki cemaatin çoğunun elçilik çalışanları/ yabancılar olduğuna dair sohbet… Bu sahne, ülkede dinî alanların bile “kontrol altında” olduğu duygusunu güçlendiriyor.
“Türk izi” hissi: ürünlerden restoranlara
Gözlem şu: şehirde Türk varlığı hissediliyor. Restoranlar, çalışanlar, ticaret… Bazı ürünlerin Türkiye’den geldiği, hatta Avrupa menşeli ürünlerin uygun fiyatlı benzerlerinin Türkiye’de üretilip buraya taşındığı anlatılıyor. Bu da Trablus’ta belirli sektörlerde “Türk ağı” olduğu izlenimini güçlendiriyor.
Güvenlik temasları: bir anda eşlik, bir anda yalnız kalmak
Yolculuğun en film gibi kısmı, bir antikacı ziyaretinden sonra resmî görevlilerin “eşlik etmemiz gerekiyor” diyerek devreye girmesi. Bu durum bir yandan güven veriyor, bir yandan gerilim yaratıyor: Çünkü sebep net değil, süreç net değil. Sonunda “ısrarlı bir tur” daveti reddedilip eski şehre devam ediliyor.
Bu tür anlar, Libya gibi ülkelerde “normal bir gün” ile “resmî bir gün” arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu gösteriyor.
Günün finali: para piyasası sokakta
Günün sonuna doğru şehrin para trafiği bambaşka bir sahneye dönüşüyor: el arabalarıyla taşınan yüklü miktarda nakit, kalabalık “al-sat” pazarlığı, adeta açık artırma gibi işleyen kur bulma süreci… Bu görüntü, “bankacılık çalışmıyor” cümlesini gerçek bir fotoğrafa dönüştürüyor.
Trablus’ta ilk günlerin net özeti
Trablus, ilk anda şunu söylüyor:
Plan yap ama planına güvenme.
Nakit olmadan hareket etme.
Güvenlik atmosferini hafife alma.
Eski şehre girince ülkenin ruhunu daha iyi anlarsın.

Bir yanda otantik sokaklar, tarihî yapılar, sıcak insan karşılaşmaları… Diğer yanda kontrol noktaları, belirsiz kur düzeni, kapanan dükkânlar ve “ne zaman ne olur” hissi. Libya, ilk günlerde “potansiyel var” diye fısıldıyor; ama aynı anda “temkinli ol” diye de uyarıyor.
Etiketler:
libya, libya deneyim yazısı, trablus, trablus gezi notları, libya güvenlik durumu, libya’da yaşam, libya para bozdurma, libya karaborsa kur, trablus sim kart, trablus ulaşım uygulaması, trablus eski şehir, trablus osmanlı eserleri, turgut reis, karamanlı yusuf, libya seyahat ipuçları


